Boşanma Hukuku Alanında Sorulmuş Sorular

127 –Cevap : 01.01.2002 tarihine kadar  edinilen mallar için eski mal rejimimiz olan mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden sonra boşanma kararı kesinleşinceye kadar geçen sürede edinilen mallar için yasal mal rejimimiz olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

126–Cevap :  Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir:

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.

b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olmasıdır.

 

125–Cevap :   Yetkili mahkemeye (kendisine karşı tanıma  tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.) dilekçe verilerek dava açılmalıdır. Dilekçeye Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi, İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenmelidir.

 

124–Cevap : Yurt dışında verilen boşanma kararı Türk Mahkemelerince tanınmadığı taktirde  Türk hukuku açısından evli sayılırsınız.

123–Cevap : Yabancı mahkeme kararını ülke içinde  kesin delil  kesin hüküm olarak kabul edilebilmesine ilişkin mahkeme kararıdır

122–Cevap : Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

Yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun 50.Madde )

121–Cevap : Tarafların boşanmak konusunda ya da tazminat, nafaka, mal paylaşımı, çocuğun velayeti gibi konulardan birinde ya da birden fazla hususta anlaşamamaları halinde görülen boşanma davasıdır.

120–Cevap : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması; ortak hayatın çekilmez hale gelmesi ve evliliğin en az bir yıl sürmesi halinde eşlerin evliliğin sonuçları hususunda her konuda (velayet, malların paylaşımı, maddi, manevi tazminat ve nafaka vs) anlaştıklarını açıklayan protokolü mahkemeye sunmaları ve bir tarafın açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle tarafların duruşmaya katıldıkları  duruşma ile sonuçlanı

119–Cevap : Türk  Medeni Kanunun Tasarruf yetkisinin sınırlanması başlıklı 199.maddesine göre Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.Hakim bu durumda gerekli önlemleri alır.Hakim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir.

 

118 –Cevap : Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 178.Madde) .

Bu nedenle boşanma davasında talep edilmemişse maddi, manevi tazminat ve nafaka istemleri boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde dava edilebilir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren geçen bir yılın sonunda bu istemler zamanaşımına uğrar.

 

117–Cevap : İcra İflas Kanunu madde 25,25-a,25-b göre Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilâm hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra müdürü, küçüğün ilâm hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mâni olunmamasını; aksi halde ilâm hükmünün zorla yerine getirileceğini borçluya  icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilâm hükmüne aykırı hareketin 341 inci maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.Borçlu bu emri tutmazsa ilâm hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikâyeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır. Çocukların teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir. (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 24,25,25-a,25 –b Madde)

Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir. (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 341.Madde)

 

116–Cevap : İcra İflas Kanunu madde 344 göre  Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Bu anlamda yerine getirilmemesi halinde alacaklının şikayeti üzerine hapis cezası verilir. (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 344.Madde)

115 –Cevap : Ödemeyi yapmayan borçlu eş  aleyhine icra takibi başlatılarak ,maaş hacizi ,menkul ,gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz konulabilir.

 

114 –Cevap : Eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyası ortaklık mallarına dahil ise, sağ kalan eş, payına mahsuben bunların mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.

Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılarının istemiyle bunlar üzerinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.

Mal ortaklığı rejiminin ölüm dışındaki bir sebeple son bulması halinde, eşlerden her biri, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle aynı istemleri ileri sürebilir. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 279.Madde)

113–Cevap : Mal ortaklığının eşlerden birinin ölümüyle sona ermesi halinde sağ kalan eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılabilecek olanların payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 278.Madde)

112 –Cevap : Boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hallerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır.

Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.

Yasal paylaşmanın değiştirilmesine ilişkin anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması halinde geçerlidir. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 277.Madde

111 –Cevap :Eşlerden birinin ölümü veya diğer bir mal rejiminin kabulü sebebiyle mal ortaklığının sona ermesi halinde, her eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir.

Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir paylaşma oranı kararlaştırılabilir. Bu tür anlaşmalar altsoyun saklı paylarını zedeleyemez. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 276.Madde)

110 –Cevap : Bir eşin kişisel malı veya ortaklık malıyla bir başka mal kesimine giren malvarlığı değerinin edinilmesi, iyileştirilmesi veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, edinilmiş mallara katılma rejiminde değer artış payına ilişkin hükümler uygulanır. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 274.Madde)

109 –Cevap : Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları, ortaklık mallarından veya ortaklık mallarına ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise; tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.

Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç ortaklık mallarına ilişkin sayılır. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 273.Madde)

108 –Cevap : Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 272.Madde)

107 –Cevap : Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerden biri hakkında iflasın açılmasıyla son bulur.

Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 271.Madde)

106 –Cevap : Mal rejimi eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi borçlu eşi, evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa hâkim, istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 270.Madde)

105 –Cevap : Her eş, diğer bütün borçlardan kendi kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur.

Ortaklığın zenginleşmesinden kaynaklanan istemler saklıdır. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 269.Madde)

 

104 –Cevap : Eşlerden her biri, aşağıdaki borçlardan kişisel malları ve ortaklık mallarıyla

sorumludur:

1. Evlilik birliğini temsil veya ortaklık mallarını yönetme yetkisine dayanarak yapılan

borçlardan,

2. Ortaklık mallarını veya ortaklık mallarına giren gelirleri kullanarak bir meslek veya sanatın

icra edilmesi nedeniyle yapılan borçlardan,

3. Diğer eş için de kişisel sorumluluk doğuran borçlardan,

4. Kişisel mal yanında ortaklık mallarının da sorumlu olacağı hususunda eşlerin üçüncü

kişilerle anlaşarak yaptığı borçlardan. ( 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 268.Madde)

103 –Cevap : Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi kişisel mallarını yönetme ve

bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Kişisel mallara giren gelirler varsa, yönetim giderleri bu gelirlerden karşılanır. ( 4721 Sayılı

Türk Medeni Kanunu 267.Madde)