Kamulaştırmasız El Atma Hukuku Alanında Sorulmuş Sorular

33:Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir. Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırabileceği veya devredebileceği kanunla belirlenir.

32:Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde kanunla zorla devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Bu işleme karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilir. Kamulaştırma idari işlem ile yapılırken, devletleştirme kanunla yapılır.

Cevap31:Geçici işgalden kaynaklanan tazminat talepli davalarda yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi iken, görevli mahkeme adli mahkemelerdir.

Cevap30:Geçici işgale belli bir süreliğine karar verildiği hallerde, sürenin bitmesine rağmen taşınmaz hala işgal edilirse, bu işgal artık haksız işgal olur. Malik devam eden haksız işgali ilgili idareye ihtarname ile bildirdiği halde işgal sürdürülürse tazminat talep edilebilecektir. Ayrıca malik el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini isteyebilir.

Cevap28:18 Şubat 1331 tarihli Menafii Umumuye Müteallik Hususat için Efrada Ait Arazi ile Taşocaklarının Geçici İşgali Hakkındaki Kanun’a göre; kamu yararının gerektirdiği hallerde bayındırlık işleri için ihtiyaç duyulacak her çeşit taşınmaz, taş, kireç, toprak gibi maddeleri çıkarmak ya da çeşitli şekilde ihtiyaç duyulan araziye, il valisinin onayıyla düzenlenecek olan özel kararname ile işin yahut inşaatın bitimine kadar yararlanma maksadıyla geçici olarak işgaline karar verilebilir.

Cevap27:Bedelin hesaplanması hususunda uzlaşmaya gidilirse, taşınmazın el konulma tarihindeki değeri dikkate alınır. Dava açılması halindeyse, fiilen el konulan taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alınır. Uzlaşma yolunda taşınmazın değerini idare belirlerken, dava açılması halinde mahkeme belirler.

Cevap26:Kamulaştırma Kanunu 38. Maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü süre Anayasa Mahkemesince 10.04.2003 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. Dolayısıyla bu davada hak düşürücü süre yoktur.

Cevap25:Fiilen el konulan taşınmazlar için yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulü uygulanır. Yani kamulaştırmasız el atma davasının açılmasından evvel uzlaşmaya gidilmelidir. Kamulaştırma Kanunu geçici 6.maddesi uyarınca uzlaşma bir dava şartıdır.

Cevap24:Hukuki el atmadan doğan davalarda yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu davaların görülebileceği görevli mahkeme ise idari yargıdır.

Cevap23:Bu davada davacı mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikidir. Davalı ise imar düzenlenmesinden sonra kamulaştırma yapmak mecburiyetinde olan idaredir. Yani kendi lehine imar düzenlemesi yapılan bundan fayda sağlayan idare davalı taraftır.

Cevap22:İmar Kanunu 10. Maddesi hükmünce imar planının yürürlüğe girmesinden 5 yıl içinde idarelere kamulaştırma yapma yetkisi verilmiş olup, bu süre içinde taşınmaz üzerinde herhangi bir fiil gerçekleşmemesi, hukuki el atmadan doğan kamulaştırmasız el atmayı oluşturmaz.

Cevap21:İdarenin özel mülkiyetteki taşınmaza hukuken el koyup ancak yıllar boyunca bu taşınmaza müdahale etmeyip sürüncemede bırakmasıyla da kişiler mağdur olmaktadır. Bu halde taşınmaz mal sahibi kamulaştırmasız el koyma hükümleri gereğince taşınmazın mülkiyetinin bedelinin verilmesini talep edebilecektir.

Cevap20:Özel mülkiyette olan bir mala idarece sürekli olarak ya da sahiplenme kastıyla fiilen el konulmazsa bu durumda kamulaştırmasız el koyma gerçekleşmez. Şöyle ki taşınmazın sadece imar planında park, yol, yeşil saha olarak gösterilmesi idarenin o taşınmaza el koyduğu anlamına gelmez. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarihli 2010/651 sayılı kararına göre; hukuki el atmadan dolayı kamulaştırmasız el atma davası yoluna gidilebilecektir. YHGK önüne gelen bu davanın konusu imar planında kısmen yol, kısmen ilkokul alanı bırakılan taşınmazın üzerine ne okul ne de yol yapıldığı, seneler boyu boş bırakıldığı gerekçesiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından tazminat talep edilmiştir. YHGK bu şekilde hukuki el atmadan kaynaklanan davanın kabulüne karar vermiştir.

Cevap19:Hukuki el atma; belediyelerce yapılan imar planlarının hayata geçirilememesi ve belediyelerin uzun seneler suskun kalmasıyla özel mülkiyetteki taşınmaza müdahale edilmesi ve bunun neticesinde taşınmaz maliklerinin zarar görmesidir.

 

Cevap18:Fiili el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davalarında haksız bir müdahale olduğu aşikardır. Bu nedenle idarenin haksız kullanımdan tazminatın yanı sıra ecrimisil de talep edilebilecektir. Yargıtay kararlarına göre dava tarihinden geriye doğru gidilerek en fazla 5 yıl için ecrimisil hesaplanmalıdır. Son 5 yıldan evvelki talepler ise zamanaşımı itirazı ileri sürüldüğünde reddedilecektir.

Cevap17:Kamulaştırılmasız el atma davaları uygulamada hukuk mahkemelerinde açılmaktadır. Ancak 24.05.2013 tarihinde kabul edilen 6487 sayılı Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 21. maddesiyle Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesine şu hüküm eklenmiştir. Buna göre: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümlerikarara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” Böyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarının idare mahkemesinde açılacağı konusu yasal bir zemine kavuşmuş oldu.

 

Cevap16:Bu durumda davalı taraf yine idaredir. İdare dışında taşeron firmalar, kamulaştırmaksızın el atma davasında taraf sıfatına haiz değildir. Örneğin bir Yargıtay kararına göre; “Anadolu Lisesi yapılmak suretiyle el atılan davada husumetin Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilmesi gerekir. Davanın Milli Eğitim Müdürlüğüne açılması temsilde hatadır.” şeklinde karar verilmiştir.

 

Cevap15:Fiili el atmanın neticesinde doğan kamulaştırmasız el atma davasında davacı taşınmaz maliki iken, davalı taşınmaza haksız müdahalede bulunan kamu kurumu, özel veya kamu tüzelkişisidir. Yani davalı özel mülkiyette bulunan taşınmazı kamu yararı gerekçesiyle daimi olarak işgal eden kurumdur.

Cevap14:Fiili el atma kamulaştırma yetkisine sahip idarenin bu yola başvurmaksızın özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza kamu hizmeti amacıyla yaptığı daimi müdahalesidir. Burada idare hukuka aykırı bir davranış sergilemektedir. O halde kamulaştırmasız el atma fiili el atma halinden doğmaktadır.

Cevap13:Yargıtay’a göre kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılmadığı durumlarda, usulüne uygun kamulaştırma olmadığından, bedel artırım davasının 30 günlük sürede açılması şart değildir. Açılan dava niteliği itibariyle kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davasıdır.

Cevap12:Yargıtay’a göre belgelerin usulüne uygun olarak ilgiliye tebliğ edilmediği durumlarda dava açma süresi başlamaz. Kamulaştırma Kanunu 25. Maddesi uyarınca kamulaştırma işlemi mal sahibi için usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.

 

Cevap11:Yargıtay uygulamada idareye başvuruyu aramamaktadır. Tazminat ilamıyla hak sahibi olunan alacağın doğrudan icraya konulması yeterlidir.

Cevap10:Bu sorunun cevabı tazminat davalarının kesinleşmeden icraya konulabileceği yönündedir. Tazminat sonucunun infazı için kesinleşme mecburu değildir.

 

Cevap9:Kamulaştırmasız el atma davasının açılmasından önce öncelikle uzlaşma yoluna gidilir. Öncelikle uzlaşmaya başvurulması davanın açılması için zorunludur. Malikle idare arasında uzlaşmaya varılamaması halinde ilgili prosedür işletilir.

Cevap8:Taşınmazın tapuda kayıtlı olması kamulaştırmasız el atmada bedel tahsili davası için dava şartıdır. Tapusuz taşınmazlar için söz konusu davanın açılması için mahkemece davacı tarafa süre verilerek mülkiyetin tespiti amacıyla dava açılması gerekir. Bu durumda mülkiyetin davacı adına kayıtlı olduğu ispat edilecektir.

12