ÖLÜM GELİRİ VE ÖLÜM AYLIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ÖLÜM GELİRİ VE ÖLÜM AYLIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

.

 

Ölüm iş kazası ve meslek hastalığına bağlı olarak meydana gelmiş ise hak sahiplerine kısa vadeli sigorta kolundanölüm geliri bağlanırken, ölümün iş kazası ve meslek hastalığı dışında bir sebeple meydana gelmiş olması durumunda hak sahiplerine uzun vadeli sigorta kolundan ölüm aylığı bağlanmaktadır.

Yazımızda 4/a (SSK) sigortalının hak sahiplerinin ölüm geliri ve ölüm aylığından yararlanmalarına ilişkin yasal düzenlemeler ile özellik arz eden hususlara değinilmiştir.

 

I-ÖLÜM GELİRİ

 

5510 sayılı Kanun’un tanımlar başlıklı 3. Maddesinde; Gelir; “İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödeme”, olarak tanımlanmıştır.

 

Kanunun “iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar” başlıklı 16. Maddesinde, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı,

 

Kanunun “Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri” başlıklı 20. Maddesinde; iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ölenlerin veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göre­mezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin hak sahiplerine  ölüm geliri bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

 

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremez­lik gelirinin hak sahiplerine gelir olarak bağlanması da ölüm geliri olarak nitelendirilmektedir.

 

İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm geliri bağlanırken ölen sigortalı için belirli bir sigortalılık süresi veya prim ödeme gün şartı bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle ölüm geliri bağlanırken ölen sigortalının daha önce çalışması olup olmadığının hiçbir önemi yoktur. Sigortalı çalışmaya başladığı gün iş kazasına maruz kalıp vefat ettiğinde dahi hak sahiplerine ölüm geliri bağlanacaktır.

 

Ölüm geliri bağlanabilmesi için hak sahiplerinin örneği Sosyal Güven­lik Kurumunca hazırlanan “Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi” isimli dilekçe ile Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine/Sosyal Güvenlik Merkezle­rine başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

 

  • Ölüm gelirinin hesaplanması

 

İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç, 5510 sayılı Kanunun 17. Maddesinde belirtilen esaslar dâhilinde hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.

 

Kanunun 17. Maddesine göre günlük kazanç tutarı iş kazasının olduğu tarihten, meslek hastalığında ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

 

On iki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç,çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle  bulunur.

 

Çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulacaktır.

 

  • Kimler Ölüm Gelirinden Faydalanır

5510 sayılı Kanunun 20. Maddesine göre; yukarıda 17. Maddede belirtilen esaslara göre belirlenecek olan aylık kazancın %70’i Kanunun 34. Maddesine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacaktır.Buna göre;

 

Eşe bağlanacak gelir:

 

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının aylık kazancının% 70’inin % 50 si dul kalan eşe gelir olarak bağlanır. Eğer dul kalan eş dışın­da gelir bağlanacak çocuk yok ise ve dul kalan eş kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almıyor ise bu sefer bağlanacak gelir % 75 oranında dikkate alınacaktır.

 

Ölüm gelirinden sadece dul kadın değil, eşi ölen erkek de yararlanabilmektedir. Ayrıca, dul eşin çalışması ölüm geliri almasına engel değildir. Çalışması halinde bağlanacak gelir ölen sigortalının aylığının % 70’inin % 50’si olmaktadır.

Çocuklara bağlanacak gelir:

Ölen sigortalının, kendi sigortalılığı nede­niyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan veya Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılan veya yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarına aylık gelirin% 70’inin % 25’i gelir olarak bağlanır.

Ana babaya bağlanacak gelir:

5510 sayılı Kanunun 34. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre; hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması (anne ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisse olup olmadığına bakılmaz) halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ölen sigortalının anne ve babasına ölüm geliri bağlanmaktadır.

 

II-ÖLÜM AYLIĞI

5510 sayılı Kanun’un tanımlar başlıklı 3. Maddesinde Aylık;Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde yapılan sürekli ödeme olarak tanımlanmıştır.

Ölüm aylığı, ölüm gelirinden farklı olarak uzun vadeli sigorta kolundan sağlanan bir hak olup, belirli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşuluna bağlıdır.

 

5510 sayılı Kanunun “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32. Maddesinde ölüm aylığı ile ilgili

 

“En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak” şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.

 

Buna göre, 4/a sigortalıları için her türlü borçlanma süreleri hariç 5 yıldan beri sigortalılık süresi ve 900 gün prim ödeme gün sayısı aranacaktır.

 

Ölüm tarihinin 1 Ekim 2008 tarihinden önce olması halinde ölüm aylığı için aranan 900 gün prim ödemesi, hak sahipleri tarafından borçlanma yoluyla da yerine getirilebilmekle birlikte, yapılan yasal düzenleme uyarınca 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için sigortalının sağlığında her türlü borçlanma hariç 900 gün SSK primi ödemiş olması şartı aranır.

 

Sigortalının birden çok sigorta kapsamında hizmeti varsa ölüm aylığı bu sigorta statülerinin sonuncusu üzerinden bağlanır. Örneğin; 7000 gün SSK prim ödemesi olan ve daha sonra 2 gün BAĞ-KUR sigortalısı iken vefat eden sigortalının hak sahiplerine BAĞ-KUR kapsamından ölüm aylığı bağlanır. Tersi biçimde, ölen bu sigortalının önce 7000 gün BAĞ-KUR, sonra 2 gün SSK prim ödemesi varken vefatı halinde ölüm aylığı SSK kapsamından bağlanacaktır.

 

Son sigortalılık haline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda (örneğin son sigortalılığı SSK ve 900 günün altında priminin olması) diğer sigortalılık hallerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılır ve aylığa hak kazanacağı sigortalılık hali esas alınarak aylık bağlanır.

 

Ölüm aylığı bağlanabilmesi için, hak sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesini doğrudan Kuruma vermesi veya posta yoluyla ya da elektronik ortamda göndermesi gerekir.

 

5510 sayılı Kanunun ‘Ölüm sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması’ başlıklı 33. Maddesinde belirtilen esaslar dahilinde hesaplanacak olan ölüm aylığı; Kanunun 34. Maddesine göre hak sahiplerine aşağıdaki gibi paylaştırılır.

 

  • Eşe % 50’si oranın aylık bağlanır. Dul eşin aylık bağlanmış çocuğunun bulunmaması, çalışmaması ve kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde bu oran  % 75 uygulanır.

 

  • Çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine% 25 oranındaaylık bağlanır.

 

  • Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25’i, oranında aylık  bağlanır.

 

Sigortalı tarafından evlât edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.

 

Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez.

 

 

İLGİLİ DOSYALAR

HUKUKİ MAKALELER